Hz İsa'dan İ.Hüseyin'e Değişen Ne? - Konuk yazarlar - Türkçe - Meqaleler kataloqu - ....::İslam::....
Cüme axşamı, 08.12.2016, 06:02
Приветствую Вас Qonaq | RSS

islam dini

Bölmələr
    Şiə cavabları
    Sorğu
    Saytı qiymetlendirin
    Cəmi cavab: 6767
    Sayğac

    Onlayn: 1
    Qonaq: 1
    İsifadeçi: 0
    Форма входа

    Meqaleler kataloqu

    Главная » Статьи » Türkçe » Konuk yazarlar

    Hz İsa'dan İ.Hüseyin'e Değişen Ne?

     
     
     
     
     
     
    Şimdi gelelim İslam’a hakikaten de tarih tekerrürden ibaretmiş.Hz İsa ve dolayısıyla hristiyanlığın,Hz Musa dolayısıyla Yahudiliğin başına ne gelmişse peygamberimiz ,ilahi emanetçiler ve dolayısıyla İslam’ın başına da aynı şeyler gelmiştir.
     
    Hz isa ilahi vahye muhatap olup ta görevini yapmaya başladığında ona itaat edenler daha çok fakirler, işçiler  ,köleler kısacası toplumun en alt sınıfıydı.Hz İsa’nın Hıristiyanlık inancına göre çarmıha  gerildiği son ana kadar ona toplumun üst sınıfından ,güç,makam,ve mevki sahiplerinden özelliklede Ferisiler den( ki ferisiler o dönemin Yahudi din alimleri ve seçkin sınıfından idiler) elle dille her şekilde zulüm ve işkence yapılmıştır. Nihayetinde de H z Musa’nın hahamları ferisiler, Hz isanın katilleri oldular!!!  Zira  Hz. İsa’nın ve getirdiği dinin   kendi makam ve mertebelerini sarsacağını , toplumun üzerine bir ağ gibi ördükleri çıkarlarına engel teşkil edeceğini görecek kadar ileri görüşlüydüler.
     
    Hz İsa’dan sonra Hıristiyanlık  hızla yayıldı.Bu yayılma faaliyetleriyle devlet adamları , toplumun sırtından geçinen aristokrasi uzun süre mücadele etti.Hıristiyanlar korkunç cinayet ve zulümlere maruz kaldılar.  .Öyle bir işkence ve baskı vardı ki  Hıristiyanlar üzerinde ,takibattan korunmak için kiliselerini yer altına ,mağaralara ve ormanların derinliklerine inşa ediyorlardı.
     
     Ama Hıristiyanlık üç,dört asırlık bir zaman diliminde büyük bir güce kavuşunca roma devlet adamları artık böyle bir güce bigane kalamayacaklarını , toplumun bütün kesimlerini kuşatan bu dinin önünü kesemeyeceklerini anladılar . Siyasi bir manevrayla bu dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanma ya  karar verdiler.  Hıristiyanlara bazı imtiyazlar tanıdılar .Başta  Konstantin olmak üzere devlet adamları siyasi çıkarları gereği Hıristiyan olduklarını açıkladılar.
     
    Şimdi gelelim Hz Musa ve Yahudiliğe, Hz Musa’ya karşı en şiddetli saldırganlık kimden gelmiştir.
    Birincisi firavundur ki  Mısırın hükümdarı. ‘’Ene rabbikum’’yani ben sizin efendinizim, sahibinizim,sizin üzerinizde ki en büyük güç benim ,siz benim kölelerimsiniz ,malımsınız  diyordu kavmine .Haliyle .Hz Musa’nın varlığı onun tahtı ve iddia ettiği rablığı için bir tehdit ve tehlike idi.
    Diğerleri Samiri  Karun  Haman ve Belamı Baura idiki onlara da baktığımızda Hz Musa’nın getirdiği din   çıkarlarına zarar veriyordu işlerine gelmiyordu. Samiri Hz Musa’nın getirdiği dine karşı yeni bir din getirmiş, kendi dininin efendisi olmak istemişti .Haman firavunun veziri Karun hazinedarı Belam ise satılmış din adamıydı,( belam olmadan ne firavun ne haman nede Karun olurdu)bir bakıma hepside kendi çıkarlarının savaşını vermişler ve gitmişlerdir.
     
    Şimdi gelelim İslam’a hakikaten de tarih tekerrürden ibaretmiş.Hz İsa ve dolayısıyla hristiyanlığın,Hz Musa dolayısıyla Yahudiliğin başına ne gelmişse peygamberimiz ,ilahi emanetçiler ve dolayısıyla  İslam’ın başına da aynı şeyler gelmiştir.
    Rasulullah ilahi vahye muhatap olup  ,peygamberliğini ilan ettikten  hemen sonra başlamış çıkar kavgaları ,peygamber bekleyen Yahudiler itiraz etmiş yeni dine,peygamber kendilerinden çıkmayınca,Haşimilerle öteden beri liderlik savaşı veren Kureyş’in ileri gelenleri,Emeviler kazan kaldırmışlar hasetlerinden ve liderliği ebediyen kaybetme korkularından dolayı ,ama aynen Hıristiyanlık ta olduğu gibi bu yeni dinide toplumun ezilmiş,zayıf bırakılmış insanları ve peygamberin yakınları sahiplenip rasulullah ile birlikte mücadele vermişler .
     
    İslam’ın ilk döneminde rasulullah (as) a karşı çıkan Mekke aristokrasisi peygamberimiz ve getirdiği mesajın önünün alınamayacağını görünce yanında yer almaya başladılar aynı roma aristokrasisinin yaptığı gibi.Çıkara dayanan bu konuşlanmaya Allah’u Teala kuran’ı kerimde nifak adını verdi.İslam’ın iktidar olmasına engel olamayacağını gören bu sınıf, onun iktidar nimetlerinden yararlanmak için onun yanında yer aldılar ve İslam’ın kendi kontrolleri altında muhafazasına soyundular zira artık makam ve mevkilerinin garantisi kendi kontrolleri altındaki İslam’la mümkündü . Bu sınıf ,örgüsünü öylesine ince örmüştü ki eğer kerbela kıyamı olmaydı bu istismarcı ve çıkarcı sınıfın oyunlarını insanlık aleminin fark etmesi mümkün olmayacaktı.Kerbelaya kadar beslenmiş ve kalınlaşmış nifak perdesine  İ. Hüseyin ve beraberindekiler canları pahasına öyle sert bir darbe indirdiler ki o günden itibaren bugüne ve bugünden de kıyamete kadar insanlık o perdenin arkasında olup biteni görme imkanına kavuşturulmuş oldu.Selam olsun İ.Hüseyin’e ,ceddine masum evlatlarına ve Yarenlerine. Lanet olsun İ.Hüseyin’e( yani İslam’a )düşman olanlara ...

    Leyla POLAT

    Leyla POLAT
     
    Категория: Konuk yazarlar | Добавил: media-islam (02.08.2008)
    Просмотров: 810 | Рейтинг: 5.0/1
    Всего комментариев: 0
    Добавлять комментарии могут только зарегистрированные пользователи.
    [ Регистрация | Вход ]
    Axtar
    Linklər