ŞEHRULLAH - Konuk yazarlar - Türkçe - Meqaleler kataloqu - ....::İslam::....
Şenbe, 10.12.2016, 12:46
Приветствую Вас Qonaq | RSS

islam dini

Bölmələr
    Şiə cavabları
    Sorğu
    Saytı qiymetlendirin
    Cəmi cavab: 6769
    Sayğac

    Onlayn: 1
    Qonaq: 1
    İsifadeçi: 0
    Форма входа

    Meqaleler kataloqu

    Главная » Статьи » Türkçe » Konuk yazarlar

    ŞEHRULLAH
     

    Sende açtı Kur’an gülü âleme
    Hayat verdi cümle ölü âleme
     
    Sende nice eşsiz fırsatlar doğar
    Sende bize rahmet yağmuru yağar
     
    Sende günahların hepsi pak olur
    Gönül sayfamız nurlanır, ak olur
     
    Ey yüce Rahman’ın en güzel ayı
    Sende kayboluyor rakam ve sayı
     
    Sendeki lütuflar asla sayılmaz
    Sendeki tatlara asla doyulmaz
     
    Sahurun bir başka, iftarın başka
    Senle ruhsuz bile geliyor aşka
     
    Sofraların sanki cennet kokuyor
    Senden gönüllere Kevser akıyor
     
    Hem zahir hem batın sofrası elbet
    Sende bulur şenlik, bolluk, bereket
     
    Sende zengin fakir eşitleniyor
    Şeytan bile affa ümitleniyor
     
    “Leyletü’l-Kadr’inin kadri ölçülmez
    Sana ey güzel ay değer biçilmez
     
    O gece Ruh ile melekler iner
    Kaderleri Sahib Zaman’a sunar
     
    Oruç tutanların daim bol olsun
    Kalpleri feyzinle, nurunla dolsun
     
    Zincirler Rabbimiz sende Şeytan’ı
    Lütuflara boğar sende insanı
     
    Cehennemin yedi kapısı sende
    Kilitlenir o ilk girdiğin günde
     
    Cennet kapıları ardına kadar
    Açılır sende ey mu’mine gülzâr
     
    Evliyanın büyük bayramı sensin
    Rahman’ın en büyük ikramı sensin
     
    Dua ve niyazın sen baharısın
    Şeytanın sebebi âh u zârısın
     
    Sende gönlümüz bir hüzün de yaşar
    Melekler semada ağıtlar yakar
     
    Sende Velayetin soldu Şah gülü
    Mazlumlar babası, Murtaza Ali
     
    Ondokuz sabahı Haydar-ı Kerrar
    Mirac eyledi ol kaşif-i esrar
     
    O yorgun sesiyle nida eyledi
    “Fuztu”yla son borcu eda eyledi
     
    Bir de mahzun bir ses semadan geldi
    Cibril ol Emin-i Huda’dan geldi:
     
    “Yıkıldı hidayet direği vallah”
    Kaybetti oğlunu Kabe o sabah
     
    Bayram etti o gün bütün sırtlanlar
    Yasta, matemdeydi, o gün aslanlar
     
    Öksüzler bir daha öksüz kalmıştı
    Mazlumlar ağlarken, zalim gülmüştü
     
    Bülbüller nevası doldurdu bağı
    Tazelendi yine Zeyneb’in dağı
     
    Gözyaşına kurban, Ümmü’l-Mesâib
    Mezherü’l-ecaib, Zehra’ya nâib
     
    Kufe mescidinde koptu kıyamet
    Öksüz kaldı o gün yine adalet
     
    Her yerde “Ya Ali” nidası vardı
    Her zerrede Ali sevdası vardı
     
    Her kesin dilinde hep Ali vardı
    Ali’nin fikrinde kâtili vardı
     
    Dedi ki ey oğul, kâtile sakın
    Zulmetmeyin, ona çok iyi bakın
     
    Gözlerindeki o korkuyu görün
    İçtiğim bu sütten ona da verin
     
    Mihrab-ı ibadet oldu lâlezâr
    Âşıklar Ali’siz dünyaya bizâr
     
    Ya Rab gelsin artık Ali’nin oğlu
    Yaramız tazedir, yürekler dağlı
     
    Dünya adl-i Ali istiyor artık
    Bekliyor bir daha Kur’an-ı Nâtık


     
                                                         Musa AYDIN
    Категория: Konuk yazarlar | Добавил: media-islam (20.09.2008)
    Просмотров: 662 | Рейтинг: 0.0/0
    Всего комментариев: 0
    Добавлять комментарии могут только зарегистрированные пользователи.
    [ Регистрация | Вход ]
    Axtar
    Linklər