ABD' nin ne de çok askeri varmış! - Konuk yazarlar - Türkçe - Meqaleler kataloqu - ....::İslam::....
Bazar ertesi, 05.12.2016, 22:41
Приветствую Вас Qonaq | RSS

islam dini

Bölmələr
    Şiə cavabları
    Sorğu
    Saytı qiymetlendirin
    Cəmi cavab: 6765
    Sayğac

    Onlayn: 6
    Qonaq: 6
    İsifadeçi: 0
    Форма входа

    Meqaleler kataloqu

    Главная » Статьи » Türkçe » Konuk yazarlar

    ABD' nin ne de çok askeri varmış!

    ABD' nin ne de çok askeri varmış!

    18/07/2008 - 11:39

    “Balta elden ama sapı bizden” diye bir deyim vardır.  

    ABD seçimleri ile birlikte hızlanan Ortadoğu siyaseti, bölgedeki ABD uşaklarını endişelendirmektedir. Kâh ABD’nin iç siyasetine katkıda bulunmak için, kâh ABD’nin uşaklarını mutlak kontrol amaçlı çizdiği kendinden sonraki Ortadoğu senaryosu için heyecana kapılan işbirlikçi kukla yönetimler, kendilerini kurtarabilmeyi, hala kendilerini ateşe atan ellerde aramaktadırlar. 

    Kurtuluş öze dönüştedir. Saltanat düşkünü saray prensleri korktukları halklarına mutlaka hesap vereceklerdir.  

    Sürekli üzerinde durduğumuz sosyolojik bir tespit vardır: Bölgemizde hiçbir halk kendi yönetimine benzememektedir. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması ile bölgemizi şekillendiren Batı, Ortadoğu’yu en rahat nasıl sömürecekse öyle bir sistem oluşturmuş ve ardında durmuştur. 

    Dolaysı ile bölgede halk İradesi ile oluşmamış yönetimlerin geneli, efendilerine uşaklığı saltanatlarının devamı için gerekli görmektedirler.  

    İran’da, İran halkının tercihi doğrultusunda gelişen inisiyatif bölgede iktidar sahiplerini endişelendirmektedir. Sömürü düzeninin politik yanılsamaları ve yaptıkları cinayetler Hizbullah, Hamas gibi hareketleri doğurmuştur. “Mücadelelerinde halklarının savunuculuğunu” ön plana almış bu hareketler bile, bölgede saltanat sahiplerini huzursuz etmektedir. 

    Kamuoyuna CIA ajanı olarak yansıyan veya CIA’nın yetiştirdiği  Suudilerin eski ABD elçisi, Suudi Prens Bandar bin Sultan  geçenlerde  Rusya’ya yüklü miktarda silah siparişi vermek istedi. Lakin bu ticaretin şartlarından birisi Rusya’nın Tahran’la olan ilişkisi idi. Şimdi kafamı karıştıran soru aslında herkesin merak ettiği Suudi yönetimin İran korkusu değil.  

    Saltanatını kaybetme korkusu da değil.  

    Ya geçen sene Ortadoğu’ya en fazla silah satan ülke İngiltere ve bu ülkenin en iyi müşterisi malum Suudi Arabistan yönetimidir.

    Şimdi size soruyorum: Düzenli ordusu iç güvenlik için kurulmuş ve kesinlikle ağır bir ordu düzeni olmayan bizdeki polis teşkilatı benzeri bir yapıda ordusu bulunan bir ülke bu kadar silahı ne yapar acaba? 

    Hem Suudi Arabistan, Müslümanların ortak topraklarıdır. Bu topraklar hiçbir bölge ülkesi tarafından saldırıya uğrayamaz ve dış saldırıda bütün İslam milleti tek vücut bir savunma yapar. 

    Şimdi sorumuza cevap arayacak olursak. Bu kadar silah alan bir ülke acaba bu silahları hibe ediyor olmasın. Kamuoyuna ısrarla düşen Irak iç çatışmasında kullanılan silahları Irak’a İran veriyor yanılması, acaba bu kadar silah satın alan bir ülkenin medya oyunu mu? 

    Malum El-Kaide gönüllü savaşçılarının çoğu Suudi kökenli gençler, üstelik başında bulunan kişide bu topraklardan, Eee bu kadar silahı satın alan bir ülke ne yapar bu silahı, komşularından tehdit almıyor düzenli ordusu da yoksa.  

    Bütün bunların yanında, siyasi kulislerle ve dini fetvalarla Hizbullah’a yönelik, Hamas’a yönelik tavrı ortada olan bu ülke hali hazırda ABD ile olan ilişkisini zaten saklamıyor.  

    Korkusu halkından olan, servetini içinde yaşatan bu aile Müslümanlara ihanet içersindedir. 

    Yanına aldığı kendi beslediği ülkelerle birlikte, bulunduğu kutsal toprakların verdiği dokunulmasızlık kalkanını Müslümanların ezilmesi için kullanıyor olması, onursuzluk içinde onursuzluktur. 

                                              *    *    * 

    İran dışişleri bakanı dün ülkemize geldi. Bu önemli ziyaret iki komşu ülke ilişkisinden çok bölgede en etkin iki gücün buluşması manasında algılanmalıdır. Bu ziyaret öncesi ABD’nin güvenlik danışmanı Stephen Hadley’in apar topar ülkemize   uğraması İran ziyaretinin önemini ortaya koymaktadır.  

    Hadley’in başbakan ve dış işleri bakanı ile uzun görüşmelerinde neler konuştuğu tahmin edilebilir. Tayyib Erdoğan bu görüşmede şu an sıkıntılı iç politika ile ilgili destek almış olabilir. Veya elinde İran gezisi ile edinmiş olduğu kozun keyfini çıkarmış olabilir. Fazla girmek istemiyorum ama unutulmaması gereken bir şey vardır. “Halkların hassasiyeti” 

    Umarım bölgede barışı getiren bir ziyaret olur.

     Üzeyir YİĞİT

    Категория: Konuk yazarlar | Добавил: feride (31.07.2008)
    Просмотров: 706 | Рейтинг: 0.0/0
    Всего комментариев: 0
    Добавлять комментарии могут только зарегистрированные пользователи.
    [ Регистрация | Вход ]
    Axtar
    Linklər